Ana sayfa Özgeçmiş Arapça Öğreniyorum Arapça Alıştırmalar İletişim

 
 

  Ana sayfa > Arapça Öğreniyorum > Atasözleri






 
 

 

Sayfa içinde arayın:

Arapça klavye:

 

من روائع الحِكَم والأمْثَال العَرَبِية

مترجمة إلى التركية

Arapça Atasözlerinin Türkçeye çevirilmiştir

 

نظام الدين إبراهيم أوغلو

باحث أكاديمي تركماني

nizamettin955@hotmail.com

 

1ـ لا تَكنْ صَلْبًا فتُكسرْ ولا ليّنًا فتُعْصَر.

— Pek yaş olma sıkılırsın, pek de kuru olma kırılırsın.

—Ne yavuz ol asıl ne yaş ol basıl.

2ـ كَيفَما كَان الإنْسَانُ في السَّبعِ فَهُوَ فِي السّبعين أيضًا.

— İnsanlar yedisinde ne ise yetmişinde o’dur.

3ـ يَتَغَيَّرُ الإنْسَانُ .... بِالهَديِّ وَالإيمَانِ

— İnsan hidayet ve inançla değişebilir

4ـ مَن دَقَّ دُقَّ .

— Çalma kapımı, çalınır kapın.

5ـ وَغَيرُ تَقيٍّ يَأمرُ النَّاسَ بالتُّقى.

— Takva sahibi olmayan kişi başkasına takvalık emreder.

—Kendine kilim dokunamaz başkasına halı dokumaya kalkar).

6ـ قَولُ الحَقِّ لمْ يَدعْ لي صَدِيقًا.

— Doğru söylemek, bana arkadaş bırakmadı.

—(Doğru söyleyeni dokuz köyden kovalar).

7ـ إنْ كُنتَ كَذوبًا فكُنْ ذَكورًا.

— Yalancı da olsan söylediğini hatırla.

8ـ مَنْ طلبَ أخًا بلا عيبٍ بقيَ بلا أخٍ.

— Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.

9ـ مّنْ اسْترعَى الذّئبَ فقد ظَلمَ.

— Kurda güvenen haksızlık eder.

10ـ نَعِيبُ زَمَانَنَا وَالعَيْبُ فِينَا... وَمَا لِزَمَنِنَا عَيْبٌ سِوَانَا (لِلْإمَام الشَافِعِي)

— Zamanımızı ayıplıyoruz, hâlbuki ayıp bizde… Ayıp yok zamanımızın bizden özge

11ـ المَرءُ عَدوُ مَا جَهِل. / النَّاسُ أعداءُ ما جَهِلوا.

— Kişiler bilmedikleri şeyin düşmanıdırlar.

 /        İnsanlar bilmedikleri şeyin düşmanıdırlar.

12ـ كلُّ إناءٍ يَنضَحُ بِمَا فِيهِ

— Küp içindekini sızdırır.

13ـ المَرءُ على دِينِ خَليلهِ.

— Kişi arkadaşın dinindendir. (Adam ahbabından bellidir).

14ـ إعْطِ القَوسَ بَارِيْهَا.

— Yayı okçuya ver. (İşi ehline ver).

15ـ إذا تَخاصَمَ اللِّصَان ظَهرَ المَسرُوق.

— İki hırsız dövüşünce çalıntı bulunur.

16ـ إذا اِفْتَقَرَ اليَهُوديُّ نظرَ في حِسَابهِ العَتِيق.

— Yahudi fakirleşince eski hesaplarına bakar.

17ـ بَيضةُ اليَوم خَيرٌ من دَجاجة الغَدِ.

— Bugünün yumurtası yarının tavuğundan iyidir.

18ـ حِيلةُ مَنْ لا حِيلة لهُ الصّبرُ.

— Çaresiz olanın çaresi sabırdır.

19ـ إنْ كُنتَ رِيْحًا فَقَد لاَقَيْتَ إعْصَارًا.

— Eğer rüzgâr isen fırtına ile karşılaşırsın.

20ـ في التّأني السّلامة وفي العَجلة النّدامة / مَنْ تأنّى أدْرَكَ ما تمنَّى.

— İtidalde selamet, acelede nedamet vardır

— (İhtiyatlı davranan umduğuna ulaşır.)

21ـ لا تُؤخّرْ عَملَ اليَومِ لِغَدٍ (لاتُؤَجّل عَملَ اليَومِ إلى غَدٍ).

— Bugünün işini yarına bırakma.

22ـ الطّيرُ بالطّيرِ يُصطادُ.

— Kuş kuşla avlanır.

23ـ اِسأل الجَار قَبلَ الدّار.

— Evden önce komşuyu sor. (Ev alma komşu al).

24ـ ما كلّ أصَابِعكَ سَوى (سَواء).

— Beş parmağın beşi bir değildir.

25ـ النّقدُ (القِرشُ) الأبيضُ يَنفعُ في اليَومِ الأسْودِ.

— Ak akçe kara gün içindir.

26ـ إذا حَانَ القَضَاءُ ضَاقَ الفَضَاءُ؟

— Kaza gelince feza daralır.

27ـ إذا وَجَدتَ القَبرَ مَجّانًا فأدخِلْ فيه.

— Mezarı bedava bulursan hemen gir.

28ـ اِسْأَل عَنِ الرَّفِيق قَبلَ الطَّريق.

— Yoldan önce arkadaşı sor.

29ـ آفَةُ العِلمِ النِّسيَان.

— İlimin belası unutmaktır.

30ـ الانتِظار أشَدُّ من النَّار.

— Beklemek ateşten beterdir.

31ـ الإنسَانُ عَبْدُ الإحْسَان.

— İnsan ihsanın esiridir.

32ـ إنَّ العَصَا من العُصية.

— Sopa sopacıktan meydana gelir (Hiç bir şeyi küçümseme).

33ـ إنَّ من البَيانِ لَسِحرًا.

— Anlatımda büyüleyicilik vardır.

34ـ بَعضُ العَفوِ ضَعْفٌ.

— Bazı af zaaftır.

35ـ الحَريْصُ مَحرُومٌ.

— Çok isteyen mahrum kalır.

36ـ حُسنُ الأخْلاق كُنوزُ الأَرزَاق.

— Güzel ahlak rızık hazineleridir.

37ـ خَيرُ الكَلامِ مَا قَلَّ ودَلَّ.

— Sözün hayırlısı kısa ve anlaşılır olanıdır.

38ـ رُبَّ قَولٍ أنْفَذُ مِن صَولٍ.

— Nice söz vardır ki, yiğitçe saldırıdan etkilidir.

39ـ الصَّبرُ مِفتاحُ الفَرَج.

— Sabır kurtuluşun anahtarıdır.

40ـ ظَنُّ العَاقِل خَيرٌ مِن يَقينِ الجَاهِل.

— Akıllının zannı cahilin bilgisinden hayrıdır.

41ـ القَناعَةُ كَنزٌ لا يَفْنَى.

— Kanaat tükenmez bir hazinedir.

42ـ كُلُّ رأسٍ بِهِ صُداعٌ.

— Her başın bir ağrısı vardır.

43ـ كُنْ جَميلاً تَرى الوُجُودَ جَميلاً.

— Sen güzel ol mevcudatı güzel görürsün.

44ـ كُنْ وَسَطًا واِمشِ جَانِبًا.

— Orta ol, kenardan yürü.

45ـ لا تَأكُل خُبزكَ على مَائِدَةِ غَيرِك.

— Kendi ekmeğini başkasının sofrasında yeme.

46ـ لا تَجر فيما لا تَدرِي.

— Bilmediğin bir şeyin ardından koşma.

47ـ لا تَغُرَّكَ المَظاهِرُ.

— Görünüşe aldanma.

48ـ لا يَضُرُّ السَّحَابَ نُباحَ الكِلابِ.

— Köpeklerin havlaması bulutlara zarar vermez.

49ـ لا يَنفعُ النَّدم بَعدَ العَدَم.

— Son pişmanlık fayda vermez.

50ـ اِسأل المُجرِّب ولا تَسألِ الحَكيم / لِسانُ التَّجرُبة أصدَق.

— Tecrübeliden sor hâkimden sorma / Tecrübenin sözü daha doğrudur).

51ـ لِكُلِّ دَاءٍ دَواءٌ إلاّ الحَماقَةَ.

— Ahmaklık dışında her derdin bir devası vardır.

52ـ أكاذيبك لا تنطلي عليّ.

— Yalanların bana söz kesmez.  

53ـ مَن حَفَرَ لأخيِهِ حُفرَةً وقَعَ فيها.

— Başkasına kuyu kazan içine düşer.

54ـ كَما تَزرَع تَحصُد.

— Ne ekersen onu biçersin.

55ـ نُصرَةُ الحَقِّ شَرَفٌ.

— Hakka yardım etmek şereftir.

56ـ بَعضُ الكَلامِ أقطَعُ من الحِسَام.

— Bazı sözler kılıçtan daha keskindir.

57ـ ما رَأيتُ نِعمَةً مَوفُورَةً إلاَ وإلى جَانِبِها حَقٌّ مَضيعٌ.

— Bol nimetin olduğu yerde, ancak haksız kazancın olduğu görünür.

(Helal kazanç ile yağlı pilav yenmez).

58ـ الضِّحكُ مِن غَيرِ عَجَب مِن قِلَّةِ الأدَب.

— İlginç olmayan bir şeye gülmek terbiyenin az olması demek.

59ـ كُلّ مَمنوع مَتبوعٌ (مَرغُوبٌ).

— Her yasak izlenir (Arzulanır).

60ـ الحَياءُ من الإيْمَان.

— Hayâ etmek imandandır.

61ـ اِختَلَطَ الحَابِل بالنَّابِل.

— Her şey birbirine karıştı.

62ـ لا يَشكُر اللهَ مَن لا يَشكُرِ النَّاسَ.

— İnsanlara şükür etmeyen Allah'a da şükür etmez. 

63ـ المُؤمِنُ بِشرُهُ في وَجهِهِ وَحُزنُهُ في قَلبِهِ.

— Mümin’in sevinci yüzünde, üzüntüsü kalbindedir.

64ـ أجوَعُ مِن ذِئبٍ.

— Kurttan daha aç.

65ـ لكُلِّ عَالِمٍ هَفوَة، ولِكُلِّ جَوادٍ كَبوَة، ولِكُلِّ صَارِمٍ نَبوَة.

— Her âlimin bir hatası, her atın yüzüstü düşmesi ve her keskin kişinin de uzak olması vardır. (O kadar kusur kadı kızında da bulunur)

66ـ كُلُّ سِرٍّ جَاوّزَ الاثنينِ شَاعَ.

— Her sır iki kişiyi aşarsa yayılır.

67ـ كُلُّ كَلبٍ بِبَابهِ نَبَّاح وكُلُّ دِيكٍ على مَزبلتهِ صَيّاح.

— Her köpek kapısında havlar ve her horoz çöplüğünde öter.

68ـ لا يَجْمَعُ سَيفانِ فِي غِمْدٍ (لا يلعب بهلوانان على حبل واحد).

— İki cambaz bir ipte oynamaz

69ـ عِندَ الشّدائِد تُعرفُ الإخوان (الأصدقاء).

— Dost kara günde belli olur.

70ـ كلّ شاةٍ تُناطُ (تُعلّقُ) بِرجليها.

— Her koyun kendi bacağından asılır.

71ـ بَلَغَ السّكينُ العَظمَ.

— Bıçak kemiğe dayandı.

72ـ كُلُّ شيءٍ وثَمنُهُ.

— Her şeyin bir değeri vardır.

73ـ لا تَلِدُ الذِّئبةُ إلاّ ذِئبًا.

— Kurt ancak kurt doğar.

74ـ أنفه في السّماء واَسته في الماء.

— Burnu göklerde kıçı suda

75ـ صِرنا مضغةً في أفواه الناس.

— İnsanların ağzına sakız olduk.

76ـ مَنْ تدخّلَ فيما لا يعنيهِ لقيَ ما لا يَرضيهِ.

— Kim ilgilendirmediği işe karışırsa, razı olmadığı şeylerle karşılaşır.

  77ـ يُعَرِّفُونَ بِأَنَّ التَّارِيخَ يُعِيدُ نَفْسَهُ.... لَو تَمَّ أَخْذُ العِبَرِ مِنْهُ فَهَلْ كَانَ  يُعِيدُ نَفْسَهُ ؟!

! للشاعر التركي محمد عاكف.

— Tarih tekerrür diye tarif ediyorlar;  Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi.

 Türk Şairi Mehmet Akif Ersoy

78ـ قَطرة معَ قَطرة تُصبحُ غديراً (حبّة حبّة تَصير كُبَّة)

— Damlaya damlaya göl olur

   

Nizameddin İbrahimoğlu

 Hitit Üniversitesi. Arapça Okutmanı

المحاضر نظام الدّين إبراهيم أوغلو ـ جامعة هيتيت بتركيا

    

 

       Geri

 

Web Siteme Hoş Geldiniz!

اهلاً وسهلاً لزيارتكم موقعنا

 

Copyright ©2006
Nizamettin İBRAHİMOĞLU